YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2324
KARAR NO : 2009/5338
KARAR TARİHİ : 14.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, davalının yapımını üstlendiği yolda gerekli işaretlemelerin yapılmaması nedeniyle geçirdiği kaza sonuncu hasarlandığını ileri sürerek, sigortalısına ödenen 8.632TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yolda gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davalı şirketin kazanın meydana gelmesinde 3/8 oranında kusurlu olduğu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile 3.237 TL’nin 24.09.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanın rucuen tazminat davasıdır.
Somut olayda, kaza tesbit tutanağında kazaya yol üzerinde dökülen mucur yığınlarının sebep olduğu, dökülen malzemenin yol genişliğini daralttığını, yol üzerinde çalışma levhasının bulunmadığı tesbit edilmiş ve davacı sürücüsüne kusur verilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yolda herhangi bir işaretleme bulunmadığı kabul edilmekle birlikte davacı sürücüsüne 5/8, işaretleme yapmayan şirkete ise, 3/8 kusur verilmiştir.
Trafik kazalarında sürücü kusurunun olayın oluşuna uygun olarak belirlenmesi gerekir. Bu nedenle birbiriyle farklılık arzeden bilirkişi raporlarının ve delillerin yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle daha sağlıklı şekilde değerlendirilmesi için İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Kara Yolları Trafik Fen Heyetinden seçilecek bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve çelişkiyi giderici rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ekesik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 14.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.