YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2365
KARAR NO : 2009/6016
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı …vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç ve anahtarının davalı çalışanı …’e teslim edildiğini, aracın park edildiği davalıya ait işyerinde çalındığını, bilahare hasarlı halde bulunarak sigortalıya teslim edildiğini belirterek, sigortalısına ödediği 2.942.00 YTL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, bir yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu aracın bırakıldığı boş arazinin müvekkillerine ait olmadığını, hatır ilişkisine binaen aracın anahtarı sigortalıdan alınarak bekçi kulübesinin çekmecesine konularak kapısının kilitlendiğini ve sert bir cisimle zorlanarak kulübe kapısının açıldığını, olayda kusurlarının bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı …’ün olayda kusurunun bulunmadığı, gerekli güvenlik önlemlerini almayan işyeri sahibi …’nun tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı … hakkındaki davanın reddine; davalı … aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 2.889.00 YTL’nın 25.10.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı …vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davacı vekili ile davalı …vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, olay günü işyerinde bulunan güvenlik kulübesi kapısının sert bir cisimle kanırtılarak açılabilecek yapıda olup güvenli olmadığı, kulübe içerisinde kilit tertibatı bulunmayan çekmeceden, kulübeye giren hırsızın 20-30 saniyede anahtarı kolaylıkla alabileceği, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı …’nun aracın hasarlanması ile sonuçlanan hırsızlık olayında birinci derecede kusurlu olduğu, güvenlik kulübesini kısa bir süre için terk eden ve alabileceği tek önlem olan kulübe kapısını kilitlediği anlaşılan davalı …’ün kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu durumda, gerekli güvenlik önlemlerini almayarak, meydana gelen hırsızlıkta kusurlu bulunan işyeri sahibi davalı …ile birlikte güvenlik görevlisi davalı …’de kusurlu olduğundan, hasardan müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre, hakkındaki dava reddedilen davalı … yararına 353.04 YTL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de isabetli değildir.
4-04.04.2008 tarihli tahsilat makbuz ile 207.44 YTL keşif ve bilirkişi ücretini davalı …vekili yatırdığı halde, bu miktarın da toplam yargılama giderine dahil edilerek yeniden davalıdan tahsiline imkan verecek şekilde yargılama giderine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı …vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına; (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yarına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’na geri verilmesine 5.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.