YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2374
KARAR NO : 2009/6019
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, sigortalısına ödediği 10.774.52 YTL tazminattan, trafik sigortasından tahsil edilen 5.750.00 YTL’nın mahsubu ile bakiye 5.024.52 YTL’nın faiziyle birlikte rücuen tahsili için davalılar aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … duruşmadaki beyanında, davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe itirazlarının 3.239.86 YTL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, parça ve işçilik kalemlerine KDV eklenmeden hesaplama yapılmıştır. Davacı … ise, davalı sigortalısına ekspertiz raporuna dayanılarak, hasar bedeli ile KDV ödediği anlaşılmaktadır. Davalılar, sigortalının gerçek zararını gidermekle yükümlüdürler.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen gerçek zarar miktarına KDV eklenmek suretiyle bulunacak meblağdan, trafik sigortasından karşılanan kısım indirildikten sonra kalan miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde KDV.’siz meblağaya hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-TTK’nun 1301.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Sigortacının 3. şahıslara rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir. Kanundan kaynaklanan bu temerrüt hali için ayrıca bir ihtara gerek yoktur. Bu durum karşısında mahkemece, davacı takip talebinde işlemiş faiz talep ettiğinden, sigortalıya yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz belirlenerek davacı yararına hükmedilmesi gerekirken, bu husustaki talebin reddi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yaranına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.