YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/243
KARAR NO : 2009/5027
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın yanması nedeniyle sigorta şirketi tarafından 22.000YTL ödendiğini; ancak, aracın değerinin 50.000YTL olduğunu belirterek, kalan 28.000YTL’sı tazminatın, 15.10.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın piyasa değeri olan 22.000YTL’nin ödendiğini ve müvekkili şirketin ibra edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi alarak ibraname verdiği, müzayaka halinin bulunmadığı ibranamede belirtilen miktar üzerinden talep hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davalı şirkete kasko sigortalı aracın değerinin 50.000,00 YTL olmasına rağmen 22.000,00 YTL ödediğni belirtimiş, kalan 28.000,00YTL nin tahsilini talep etmiş, davalı vekili ise davacıya 22.000,00 YTL ödenerek ibraname alındığını belirtmiştir. Uyuşmazlık, söz konusu “İbranamenin” içeriği ve kapsamı yönünden davacının tüm maddi tazminat alacağını aldığı ve bu suretle borçluyu borcundan kurtardığı biçiminde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması
koşuldur. Başka bir anlatımla, açık oransızlığın bulunduğu durumlarda ise anılan belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı … davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğuna göre aracın özellikleri, yaşı, modeli, dikkate alınarak olay tarihi itibariyle gerçek zararın belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre tazmin edilecek miktar ile buna karşılık ibraname ile alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığı, açık oransızlığın bulunması durumunda, ibranameyi “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve ibraname ile alınan meblağın, gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, ivazlar arasında açık bir nispetsizliğin bulunması halinde, ibranamenin ancak makbuz niteliğinde bir belge olarak kabulü ile içeriğinde yazılı ödemenin tespit olunacak tazminat tutarından indirilerek, kalanının tahsiline karar verilmesi; aksinin tespiti halinde ise, istemin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.