YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2452
KARAR NO : 2009/2220
KARAR TARİHİ : 09.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’na düşük bedelle sattığını öne sürerek her bir icra takibi için ayrı ayrı dava açarak yapılan tasarrufun iptalini talep etmiş, ayrı ayrı açılan dava dosyaları birleştirilmiştir.
Davalılardan … mal kaçırma kastının bulunmadığını, iyi niyetli olduğunu, satış tarihi ile haciz tarihi arasında 2 yıllık sürenin geçtiğini ve dava şartlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
../…
– 2 –
2009/2452
2009/2220
Mahkemece satış bedelinin düşük olması nedeniyle 2004/398 esas sayılı davanın kabulüne, tasarrufun İİK.nun 283. maddesi gereğince alacak ve ferileri dahil olmak üzere tamamına yetecek miktarda taleple bağlı kalınarak iptaline, taşınmazın 3. şahıslara ipoteği nedeniyle davalı …’nun malın değeri nispetinde tazminatla sorumlu tutulmasına (17.100.00 YTL), asıl dosya ile birleşen 2006/476 esas sayılı davanın 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarıca açılan tasarrufun iptali davalarında aynı yasanın 284. maddesine tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmasının öngörülmesine, iş bu dava ile birleştirilen mahkemenin 2006/476 esas sayılı dosyasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına, hak düşürücü sürenin mahkemece resen nazara alınması gerektiğinden ‘davanın süre yönünden reddine’ karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 3. kişi konumunda olan davalı …’nun borcundan dolayı aleyhinde yapılan icra takibi sonucunda taşınmazın cebri icra yoluyla adı geçen davalının elinden çıkmış olması nedeniyle İİK.nun 283/2 maddesi uyarınca dava bedele dönüştüğünden taşınmazın bu davalının elinden çıktığı tarihteki gerçek değerinin bilirkişi vasıtası ile belirlenerek bu değer üzerinden icra takibine konu alacak ve ferilerini geçmemek üzere tazminatla sorumlu tutulması gerekirken taşınmazın tapudaki satış bedeli üzerinden 3. kişinin tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2)Davalılardan …’nun temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 278. maddesi uyarınca tasarrufun iptali davasının kabul edilebilmesi için tasarruf tarihi ile haciz veya aciz tarihi arasında 2 yıllık sürenin geçmemiş olması gerekir. Somut olayda tasarruf 27.02.2001 tarihinde yapılmış haciz ise 07.03.2003 tarihinde yapılmış olmakla aradan 2 yıldan fazla bir süre geçmiş bulunduğundan anılan madde uya-
../…
rınca iptal kararı verilmesi yerinde değildir. Bu durumda mahkemece olayda aynı yasanın 280. maddesinin uygulanması yönünden davalılar arasında yakın akrabalık, arkadaşlık, iş ortaklığı, komşuluk gibi yakınlık olup olmadığının, davalı …’nin borçlu davalı …’nin mali durumu ile alacaklılara zarar verme kastını bilip bilmediği veya bilebilecek durumdaki kişilerden olup olmadığı hususunun araştırılması, tarafların buna ilişkin tüm delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’na geri verilmesine 9.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.