YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/251
KARAR NO : 2009/2660
KARAR TARİHİ : 22.04.2009
MAHKEMESİ :Çorlu Asliye 2.Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mah.Sıfatı ile)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalı tarafça olayın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle tazminat ödenmediğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00.TL. Kasko bedelinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile, 1.180,00.TL. araç çıkarma ve nakliye bedelinin de dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve işbölümü itirazlarında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür sözleşmeye dayalı davalarda da genel yetkili mahkeme, HUMK.nun 9/1.maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi ise de, Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.8.maddesi hükmünde, sigortacı aleyhine açılacak bu tür davada, davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan yetkili acentanın ikametgahının bulunduğu veya rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili
mahkeme olarak kabul edilmiştir. HUMK.nun 19. maddesi hükmünde de, rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiş, sigorta sözleşmelerine aksine konulan şartların geçersiz olacağı kesin bir şekilde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün konuluş nedeni, ekonomik yönden güçlü bulunan sigorta şirketlerine karşı kişileri korumaktır. Bu maddedeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup, ancak kesin olmayan nitelikte yetki kurallarındandır.
Somut olayda, dava Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) açılmış olup,poliçeyi düzenleyen acentanın ikametgahının bulunduğu yer itibariyle davacı taraf seçimlik hakkını doğru kullanmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin sadece HUMK.nun 9.maddesine dayalı yetki itirazı isabetli değildir.
Bu durumda mahkemece, yetki itirazının reddi ile, işin esasına girilmeli, taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.