Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2574 E. 2009/2514 K. 20.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2574
KARAR NO : 2009/2514
KARAR TARİHİ : 20.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şikete kasko sigortalı araca davalının maliki olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu, sigortalısına ödenen 1.799.94.YTL’nin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın ihtali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranına ve hasar miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 517.05.YTL’nin üzerinden takibin devamına karar verildikten sonra hüküm, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.7.2006 tarih 2005/8248-2006/8251 sayılı ilamıyla davalının aracın arka tarafındaki mi yoksa ön tarafında meydana gelen hasardan mı sorumlu tutulması gerektiğinin belirlenmesi için bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak 1.200.YTL tazminatın, ödeme tarihinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar bu kez Dairenin 26.5.2008 tarih 2008/1148-2784 sayılı ilamıyla, davalının kusur oranına isabet eden 1.739.YTL hasar bedeli için itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak 1.739.YTL üzerinden davanın kabulüne, davalının kusur oranına isabet eden 1.739.YTL hasar bedelinin 20.7.2001 ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, bu miktara icra takip tarihinden yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte faiz konusunda infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki ” 20.7.2001 tarihinden itibaren” ifadesinden sonra gelmek üzere araya ” işleyecek yasal faiziyle birlikte” cümlesinin eklenmesine; yine aynı bendin son cümlesindeki ” bu miktara” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine” asıl alacağa” ifadesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.