Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2585 E. 2009/5363 K. 14.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2585
KARAR NO : 2009/5363
KARAR TARİHİ : 14.09.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, sigortalısına ödediği 1.470.00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, 1.470.00 YTL’nın 03.03.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kaza tespit tutanağına göre, davalılardan …’un yönetimindeki … plakalı araç ile dava dışı … idaresindeki … plakalı araç kavşakta çarpışmış, … plakalı davalı aracının savrulmasıyla,
davacıya kasko sigortalı ve kırmızı ışıkta bekleyen … plakalı araç da hasar görmüştür.
Kazaya karışan … plakalı aracın kasko sigortacısı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketince, … plakalı aracın maliki … ve sürücüsü … aleyhine Kütahya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/2 Esas ve 2005/278 Karar sayılı dosyasıyla rücuen tazminat davası açmış olup, yargılama sonunda sürücü … kusursuz bulunmuş ve karar kesinleşmiştir. Kesinleşen iş bu mahkeme hükmü, kesin hüküm olmasa bile, tarafları bağlayacak nitelikte güçlü bir delildir. Bu durumda, davalı sürücü …’in olayda kusursuz olduğu kesinleşen mahkeme kararı ile anlaşılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 14.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.