Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2782 E. 2009/4543 K. 23.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2782
KARAR NO : 2009/4543
KARAR TARİHİ : 23.06.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.6.2009 Salı günü davacılar …. ve ….. vekili Av. … geldi. Davalı …. tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … şirketi kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, sigorta şirketince hasar bedeli ve ek tazminat bedelinin ödendiğini belirterek, 16.000 YTL hasar bedeli, 1.000 YTL ek tazminat bedeli, 249.97 YTL ekspertiz ücreti, 8.000.00 YTL nakliye gideri olmak üzere 18.049.97 YTL’nın 25.12.2003 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, kazanın sürücünün alkollü olarak araç kullanması nedeniyle meydana geldiğini, hasarın teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda,sürücünün %100 kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir TTK.nun 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281 nci maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Ayrıca Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5.maddesinde “Teminat dışı kalan zararlar” kenar başlığı altında; taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine, aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.(Bkz.YHGK. 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840 sayılı ilamı, 19.4.2000 gün ve 2000/11-806-801 sayılı ilamı, 15.4.1998 gün ve 1998/11-258-273 sayılı ilamı, 15.4.1998 gün ve 1998/11-258-73 sayılı ilamı, Y.11.HD.nin 23.2.2004 gün ve 2004/7094-1654 sayılı ilamı)
Davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve diğer belgelerin davalı … şirketine bildirilmesinden sonra davalı … şirketi tarafından sigorta teminatının ödenmemesi üzerine işbu dava açılmıştır. Davalı vekili, dava konusu kazanın sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiğini iddia etmiştir.Bu konudaki ispat külfeti TTK.nun 1281/2.maddeleri uyarınca davalı … şirketine aittir.Hasarın teminat dışı sayılabilmesi için kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekir. Dosya içeriğine göre davacı sürücüsünün kazadan sonra alınan alkol raporunda 0.38 promil alkollü olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan alınan 18.06.2007 tarihli raporda kazanın salt alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi için dosyada yeterli bilgi ve belgenin olmadığı belirtilmiş, 25.1.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise davacı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, hasarın kasko poliçesi teminatı dışında kalıp kalmadığı tartışılmadan davacıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığı tespit edilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, aralarında iki nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzmanın bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının açıklığa kavuşturulması rizikonun teminat içinde kalıp kalmadığının tespitiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 625.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 23.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.