YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2801
KARAR NO : 2009/6049
KARAR TARİHİ : 06.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.700.00 YTL’sı tazminatın 25.9.2006 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kasko sigortası Genel Şartlarının 5. maddesi gereğince menfaat sahibi değiştiğini, aracın davacı tarafından başkası adına satın alındığını ve aracın kiralık olarak kullanıldığını işletilmesi ve fiili tasarrufun kiralayanlara geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının aracın maliki olduğu geçici süre ile kiraya verilmesinin işleten sıfatını etkilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile; 7.700.00 YTL’sı tazminatın 15.3.2007 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı, tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya ait aracın, kiralık araç olarak kullanıldığı dosyada mevcut delillere göre sabittir. Kasko sigortası genel şartlarında, özel aracın sigortacının bilgisi dışında ticari olarak kullanılması teminat dışı bir hal olarak düzenlenmemiştir. Bu maddenin amacı, sigorta primini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, sigorta tarafından durumun öğrenilmesinden sonra sözleşme feshedilmediğine göre, tahakkuk ettirilen prim ile aracın kiralama şirketince kullanılacağının bilinmesi durumunda ödenmesi gereken prim arasındaki oran belirlenerek, bu orana göre hasardan indirim yapılarak, sigortaca ödenmesi gerekir. Mahkemece, açıklanan hususta hesaplama yapılmak üzere, ek rapor ya da yeni bir rapor alınarak, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.