YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/287
KARAR NO : 2009/2676
KARAR TARİHİ : 22.04.2009
MAHKEMESİ :Ticaret mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup poliçe limiti olan 40.000,00TL’nin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmemesi nedeniyle ispat külfetinin davacıya geçtiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 21.500,00TL’nin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın muvafakatı olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek dava sonuçlandırılmalı, aksi halde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.