YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2966
KARAR NO : 2009/5495
KARAR TARİHİ : 17.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, davalı tarafın kusuruna isabet eden 43.129,22.TL.nın ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … kusuru kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 37.951,46.TL.nın 23.02.2005 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, olayda davalı tarafın % 80 oranında kusurlu olduğunu belirten 08.09.2008 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ise de, trafik kazası tespit tutanağında da davalı araç sürücüsünün % 80 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiş ancak; mahkemece olay mahallinde yapılan 18.12.2007 tarihli keşifte görevlendirilen bilirkişiler 01.01.2008 tarihli raporlarında
kazada sigortalı araç sürücüsünün şerit tecavüzü yaptığını ve tam kusurlu olduğunu belirtmişlerdir. Bu durumda, kusur oranları yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki meydana gelmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; İstanbul Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi kurulundan, kaza tespit tutanağı, yol durumu, tanık ifadeleri, resimler, araçların çarpışma noktaları, mevcut bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenmek suretiyle, raporlar arasında kusur yönünden çelişkilerin giderilmesi için ayrıntılı gerekçeli denetime açık rapor alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.