Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3096 E. 2009/6866 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3096
KARAR NO : 2009/6866
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi,

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu, trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda, hayatını kaybeden kişinin eşine ödenen tazminatın, rücuan tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak sahibinin ceza yargılamasına müdahil olmadığı, davacı … hesabına 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra müracaat ettiği, bu nedenle zamanaşımından sonra hak sahibine ödenen tazminatın müvekkilinden rücuan talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, güvence hesabına hak sahipleri tarafından yapılacak başvurunun 2 yıl içinde yapılması gerektiği, oysa hak sahiplerinin kaza tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra davacıya başvurdukları ve ceza davasına katılma talepleri de bulunmadığından ceza zamanaşımından da yararlanamayacakları gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın, 3. kişilere verdiği zarar nedeni ile ödeme yapan …’nın zarar sorumlusundan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
… Yönetmeliğinin 16.a maddesinde, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle aracını sigorta ettirmeyen kişilere rücu edilebileceği düzenlenmiş, ancak yönetmelikte zarar sorumlularına karşı açılabilecek davanın tabi olacağı zamanaşımı düzenlenmemiştir. Güvence Hesab tarafından açılacak Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımını düzenleyen 109.uncu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen zamanaşımı hükümlerine tabi olması gerekir. Anılan hükme göre, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı olan rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğraması hüküm altına alınmış bulunmaktadır. … da belli koşullarda tazminat yükümlüsü sıfatını kazandığına göre, onun zarar sorumlularına karşı açacağı rücu davalarının da iki yıllık zamanaşımına tabi olması doğaldır.(Işıl Ulaş, Uygulamalı Sigorta Hukuku).
Somut olayda, …, 06.05.2002 tarihinde meydana gelen kazada, zarar görenlere 04.04.2007 günü ödediği tazminatı araç işleteni ve sürücüsü olan davalıdan rücuan talep etmiş olup, rücu talebi iki yıllık zamanaşımı içinde yapılmıştır. Mahkemece, anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15.60.-TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.