YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3198
KARAR NO : 2009/5572
KARAR TARİHİ : 17.09.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 848.-YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 oranında kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 848.-YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı İSU Genel Müdürlüğü vekili dava hizmet kusuruna dayandığından mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, kusuru, hasarı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davacının yetkili ve görevli Kocaeli İdare Mahkemesinde süresi içinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 18.maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın 12/II.maddesinde su, gaz, elektrik, dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Davalı İSU Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı kanun’da, bu kurumun Genel Kurul Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtası ile denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçenin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’da 2560 sayılı Kanuna tabi olan davalı idarenin gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK’nun 18/1.maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini YHGK’nun 21.9.1983 gün ve Esas 1980/11-2721 karar, 1983/823 ve YHGK’nun 29.11.1995 gün Esas 1995/11-647 karar 1995/1043 sayılı kararlarında benimsenmiştir.
Bu durumda tacir olan İSU ile davacı arasında haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevi adli yargıya ait olup, işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.