Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3230 E. 2009/5410 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3230
KARAR NO : 2009/5410
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteği …’un hayatını kaybettiğini, davalı … tarafından kısmi ödeme yapıldığını ileri sürerek, bakiye tazminat alacakları olan toplam 8.000,00 YTL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin ödeme yaptığını, kanıtlanan maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğu, sigorta şirketince davacılara kısmi ödeme yapıldığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporu doğrultusunda 5.487,40 YTL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı … yönünden temerrüt tarihi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B-2-b maddesi uyarınca rizikonun,
bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasıdır. Somut olayda davacı tarafından sigorta şirketine hangi tarihte ihbarda bulunduğuna ilişkin kanıt sunulamamıştır. Ancak, sigorta şirketi kendisine yapılan ihbar üzerine davacılara 07.03.2006 tarihinde ödeme yaptığına göre bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacı vekilinin talebi kısmen kabul edildiğine göre, davalı yararına, reddedilen tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek karar verilmesi doğru değil bozma nedenleri ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 1. bendinin 4. satırında yer alan “Genel Sigorta A.Ş’den” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve 1.bendin sonuna “davalı Genel Sigorta AŞ temerrüt tarihi olan 07.03.2006 tarihten itibaren yasal faizden sorumlu tutulmasına” ibarenin eklenmesine, hükmün 4. bendinin sonuna “reddedilen kısım üzerinden belirlenen 500,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Türkiye Genel Sigorta A.Ş’ye verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 222.02.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı Türkiye Genel Sigorta AŞ’den alınmasına 15.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.