Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3233 E. 2009/6831 K. 26.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3233
KARAR NO : 2009/6831
KARAR TARİHİ : 26.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : Kadıköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat-rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı …Ş. vekili ile davalılar … ve … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu pert total olduğunu belirterek, 11.000.00 YTL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen, Kadıköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/400 Esas, 2004/962 Karar sayılı dosyasında davacı …Ş. vekili, aynı kazada, …’a ait, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçtaki hasar nedeniyle sigortalısına ödediği 10.087.12 YTL’nın, karşı araç malik, sürücü ve trafik sigortacısı olan davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … cevap dilekçesinde, kusura ve tazminat miktarına itiraz ederek, asıl davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı … vekili cevap dilekçesinde, kusura itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, asıl davanın kabulü ile, 11.000.00 YTL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’dan, sigorta şirketi 2.750 YTL poliçe limitinden sorumlu olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-birleştirilen davada davacı …Ş. vekili ile davalılar … ve … vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat, birleştirilen dava ise, TTK.’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda, davacı …’a ait araç sürücüsü … tam kusurlu, davalı sürücü …’nın kusursuz olduğu belirtilmiştir. 19.12.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; I.halde olay, kaza tutanağında belirtildiği gibi, sürücü …’in hatalı seyrinden dolayı aracına hakim olamayıp önünde seyreden otomobile çarpmasıyla meydana gelmişse, sürücü …’in tam kusurlu, sürücü …’nın kusursuz olduğu; II.halde olay, keşif mahallinde dinlenen davacı tanıklarının anlattığı gibi, sürücü …’in otomobili ile tek yönlü yolun solunda giderken, sağında seyreden otomobilin kontrolsüzce sola yönelip aracının önünü kapatması sonucunda meydana gelmişse, sürücü …’in kusursuz, sürücü …’nın tam kusurlu olduğu bildirilmiştir. 22.12.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda
ise, olayın oluşumu kaza tutanağında açıklandığı şekilden farklı kabul edilerek, önünde seyreden vasıtaya arkadan çarpan sürücü …’in %100 oranında kusurlu, sürücü …’nın ise kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, sürücü …’nın tam kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Olayın oluşumu yönünden kaza tespit tutanağı ile davacı tanık beyanları çelişkili olduğu gibi, hükme esas alının Adli Tıp Kurumu raporları dahi kendi aralarında çelişkili olup hükme esas alınamaz.
Bu durumda mahkemece, kaza tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olduğu gözetilerek, zabıt mümzii tanıklar dinlenip tutanak ile davacı tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek yeni bir bilirkişi heyetinden kusur yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı – birleştirilen davada davacı …Ş. vekili ile davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün adı geçenler yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’ye geri verilmesine 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.