YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3300
KARAR NO : 2009/6890
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’ün Amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla Bursa, …, … Mahallesi, 256 Ada, 33 Parselde kayıtlı 5 nolu dubleks meskenin 23.11.1998 tarihinde davalı …’a, …’un da 31.10.2002 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu ile …’a ilanen tebligat yapılmış, davaya cevap vermemişlerdir.
Davalı … vekili, taşınmazın satılık olduğunu site yönetiminden öğrendiklerini, iyi niyetli 4.kişi olarak 9.200,00 YTL’ye aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davalı …’in kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden bu davalı yönünden davanın reddine, davalı borçlu ile … arasındaki tasarrufun taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek değeri ile arasında fahiş fark olması nedeniyle muvazaalı olup iptale tabi olduğu davalı 4.kişi …’in kötüniyeti ıspatlanamadığından davacının kesinleşmiş vergi borcu fer’ilerini aşmamak üzere 03.10.2002 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen 50.000,00 YTL’değerinin davalı …’dan tahsiline karar vermiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edillmiştir.
Dava, 6183 sayılı 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yasanın 25.maddesi gereğince borçlu ile hukuki ilişkide bulunan kişi, borçludan aldığı malı 3. kişiye devrederse alacaklı devir tasarrufunun yapıldığı kötü niyetli 3.kişiye karşı da iptal davası açabilir. Buradaki “kötü niyetli 3.kişi” iptal davasına konu malı borçlunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla temlik ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişidir. Kötü niyetin ıspatı davacı alacaklıya aitdir. Somut olayda davacı tarafından davacı 4. kişi …’in kötü niyetli olduğu ıspatlanamadığından salt bedel farkının varlığı muvazaanın ispatı yönünden yeterli görülmediğinden dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre. davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı harçlar yasasının 13/J maddesi uyarınca Maliye Hazinesinden harç alınmamasına 27.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.