Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3309 E. 2009/7222 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3309
KARAR NO : 2009/7222
KARAR TARİHİ : 05.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu ve müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın, dava dışı sürücünün alkollü olarak yönetimi sırasında 3.kişinin aracına verdiği hasar bedelinin müvekkilince 2.750.-YTL olarak ödendiğini belirterek, bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, aracını olay tarihinden önce noter satış sözleşmesi ile sattığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne dair 22.6.2005 gün 2005/123-979 sayılı önceki kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 31.10.2006 gün 2005/10406 2006/10907 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, aracın noter satış senedi ile olay tarihinden önce satılması sebebiyle davalının işleten sıfatı ile sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.

../…

– 2 –
2009/3309
2009/7222
Dosya kapsamından taraflar arasındaki ZMSS poliçesinin 18.1.2003 tarihinde 1 yıl için düzenlendiği, trafik kazasının 14.12.2003 tarihinde meydana geldiği, davalı ise, aracını olaydan önce 17.09.2003 tarihinde dava dışı … ‘a Noter aracılığı ile sattığı anlaşılmıştır.
TTK’nun 1303.maddesi hükmünün aksine, 2918 sayılı KTK’nun 94. ve ZMSS Poliçesi Genel Şartlarının C.4 maddesinde, “sigortalı aracın işleteninin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesinin durumu kendisine bildirilme tarihinden itibaren 15 gün içerisinde fesh edebilir. Sigorta, fesh tarihinden 15 sonrasına kadar geçerlidir” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, KTK’nun 24.maddesinde de, trafik belgesi verilebilmesi için araca ait tescil belgesi ve mali sorumluluk sigorta belgesinin ibrazının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre, yeni işletenle, sigorta sözleşmesinin devam ettirilip ettirilemeyeceği konusunda takdir hakkı sigortacıya bırakılmış olup, sigortacı durumun kendisine bildirilmesinden itibaren 15 gün içinde sözleşmeyi fesh edebilme imkanına sahiptir. Sigorta ettirence bu ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde sözleşme ilişkisi devam ettiğinden sigorta ettirenin sorumluluğu devam edecektir.
Somut olayda, davalı işleten, aracını KTK’nun 20/d maddesine uygun biçimde, noter tarafından düzenlenen satış sözleşmesi ile dava dışı …’a satıp, zilyetliğini de olay tarihinden önce devretmiştir. Ancak, davalı bu durumu, davacı trafik sigortacısına bildirmediği gibi bildirdiğini de savunmamış, tam tersine, kaza tesbit tutanağından, 3.kişiye hasar veren aracın olay tarihi itibariyle davacıya sigortalı olduğu da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, dava dışı yeni malik …, yasal bir zorunluluk olmadığından, olay tarihine kadar, muhtemelen de olaydan sonraki tescil tarihine kadar davalının davacı ile yaptığı poliçe ile aracı trafiğe çıkarmış, bir zeyilname düzenlettirerek davacı ile sigorta ilişkisine girme yolunu tercih etmemiştir.
Bu durumda, davacının olay tarihi itibariyle sigorta ilişkisi sona ermediğinden, davalıyı hasım göstererek açtığı

../…

– 3 –
2009/3309
2009/7222

bu davada, 3.kişiye ödediği miktarı ondan rücuen talep etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Zira, kaza tesbit tutanağında, davacının düzenlediği poliçe bilgilerinin ve malik olarak da sigorta ettiren konumundaki davalının yer alması ve de 3.kişinin kazadan sonra davacıya başvurması da bu kabulü doğrulamaktadır. Artık, olay tarihi itibariyle davalının işleten sıfatı kalmasa da, davacı ile olan sözleşme ilişkisi devam ettiğinden, davanın doğru hasıma yöneltildiğinin kabulü gerekir. Zira, noter satış tarihinin, haksız eylemler bakımından zarar sorumlusunun belirlenmesinde önem taşımasına karşılık, sözleşme ilişkisine dayalı bu tür davalar bakımından uygulama yeri bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, dava dışı …, davalının davacı … şirketi ile yaptığı trafik poliçesi ile aracı trafiğe çıkarmış, adına tescil yaptırmamış, dolayısıyla bir zeyilname düzenlettirerek davacı ile sigorta ilişkisine girmemiştir.
Bu durumda mahkemece, sigorta süresinin bittiği veya aktin yenilenmediği hususlarının 3.kişilere karşı ileri sürelemeyeceği gözönünde bulundurularak, davalının sorumluluğu cihetine gidilmek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.