Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3462 E. 2009/6097 K. 08.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3462
KARAR NO : 2009/6097
KARAR TARİHİ : 08.10.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araca çarparak hasara neden olduğunu ve hasarı tespit ettirdiklerini açıklayarak, araç hasarı ve değer kaybı olmak üzere toplam 1.909,22.TL’nın davalılardan yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararında “davanın kabulü ile, 1.650,00.TL. Tazminatın 01.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı … şirketinden; 1.780,22. TL. Tazminatın kaza tarihi 19.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı araç sürücüsünden müştereken ve müteselsilen tahsiline” denildiği halde, gerekçeli kararda “davanın kabulü ile; toplam 1.780,22.TL. Tazminatın 1.650,00.TL. Tazminatın 01.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ile kaza tarihi olan 19.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı araç sürücüsünden müştereken ve müteselsilen tahsiline” denilmiş, 2.bentte de kısa kararda yazılı olmayan “müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilen tazminat miktarının haricinde kalan bakiye 100,22.TL’nın kaza tarihi olan 19.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalı araç sürücüsünden tahsiline” denilmiştir.
Bu durum HUMK’nun 381/2. 388 ve 389. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca; 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup bu durum hükmün infazında da tereddüt oluşturacağından hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 8.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.