YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3535
KARAR NO : 2009/5047
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’ün kesinleşmiş vergi borcunun taksitini imkansız hale getirmek amacıyla 34 U 7202 plakalı saç kasa brandalı romorku 20.03.2003 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı …, nakliyecilik işi yaptığından dava konusu aracı aldığını, 1999 yılına ait vergi borcu nedeniyle altı yıl sonra açılan davanın dinlenemiyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre satışın resmi senet ile yapıldığı, takip konusu vergi borcunun tasarruftan sonra kesinleştiği, aracın davalı … tarafından kullanıldığı, davacı tarafından satışın Borçlar Kanununun 18. maddesinden kaynaklanan muvazaaya dayalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı Yasanın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, kamu alacağının tahsili için yapılan takipler nedeniyle kamu idarelerince açılacak iptal davalarının genel mahkemelerde görüleceği öngörülmüştür. Burada sözü geçen mahkeme, dava konusunun değerine göre, sulh hukuk veya asliye mahkemesidir. Görevli mahkeme, takip konusu alacak ve fer’ilerinin toplam miktarı ile tasarrufa konu malın tasarruf tarihindeki gerçek
değerinden hangisi azsa, o değere göre belirlenir. Görev konusu kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece görevli olup olmadığının res’en incelenmesi gerekir.
Somut olayda gerek alacağın miktarı gerekse tasarrufa konu aracın tasarruf tarihindeki değeri itibariyle davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığı anlaşıldığından mahkemece davaya görevli …. Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayah hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.