YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3595
KARAR NO : 2009/6495
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın 23.2.2008 tarihinde çalındığını, hasar ihbarına rağmen tazminat ödemesi yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, talep edilen asıl alacağın 51.000.TL’lik kısmının davalı tarafından ödendiğini bakiye kısma itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, yapılan kısmi itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili aracın raicinin 51.000.TL olduğunu ve bu miktarın icra dosyasına ödendiğini sorumluluklarının kalmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile davalının Beyoğlu 5.İcra Müdürlüğünün 2008/7423 esas sayılı takip dosyasına yaptığı kısmi itirazın kısmen iptali ile takibin 9.000.TL asıl alacak üzerinden devamına, bu alacağa 24.3.2008 temerrüt tarihinden avans faizi yürütülmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275. maddesine göre, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Trafik kazalarında hasar miktarının tayin ve tesbiti de özel ve teknik bilgiyi gerektiren konulardandır.
Hakim, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişien oy ve görüşünü almakla yükümlü tutulmuştur.
Buna göre, mahkemece makina mühendisi ve hukukçu bilirkişiden rapor alınmasına karşın, aracı hasarının tesbiti teknik bir konu olup, bu konuda uzman olmayan hukukçu bilirkişinin görüşüne değer verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca HUMK.nun 276/3. Maddesi uyarınca bilirkişi kurulunun bir veya üç kişiden oluşturulması gerektiği gözetilmeden iki kişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmasıda isabetli değildir.
O halde mahkemece yapılacak iş; İ.Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan aracın ve tankının çalındığı tarihteki piyasa değeri tesbit ettirilerek davacının gerçek zararının saptanması için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 19.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.