Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3670 E. 2009/7051 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3670
KARAR NO : 2009/7051
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, dava dışı alkollü sürücünün kullanımında iken meydana gelen trafik kazası sonucu, hasar gören araçların maliklerine tam kusura göre ve poliçe kapsamında 5.500.00 YTL tazminat ödendiğini belirterek, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.d maddesi uyarınca, bu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sürücünün alkollü olmadığını ve kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, olay sırasında sigortalı araç sürücüsünün 0,71 promil alkollü olduğu, alkolün etkisi ile güvenli sürme yeteneğini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiği, Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.d maddesi uyarınca, davacı sigortacının, zarar gören üçüncü kişilere ödediği miktarı davalı sigortalısından rücu edebileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, 2.834.99 YTL’nın 22.04.2004 ödeme tarihinden, 2.664.96 YTL’nın 27.04.2004

../…

– 2 –
2009/3670
2009/7051
ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin “Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı” başlıklı 97. Maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, konu ile ilgili olan “b-2” bendinde “alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağı kenar başlığı altında; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları açıklanmıştır.
Ayrıca, Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK’nun 48. Maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptana-

../…

– 3 –
2009/3670
2009/7051

cağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK’nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları)
Somut olayda; yargılama sırasında, içlerinde nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan 24.04.2006 tarihli raporda “olay anındaki alkol durumunu belirleyen doktor raporundaki belirsizliğin giderilmesi gerektiği” belirtilmiş, 22.11.2006 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; sürücünün kaza anında 0.71 promil alkollü olduğu tespit edilerek, ”bu alkol düzeyinin kusurlu davranışa neden olabileceği” şeklinde kanaat belirtilmiştir. 20.10.2008 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi ise uzman olmadığından, alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, aynı olaydan dolayı davacı …. Şti.’nin davalı … Sigorta A.Ş. aleyhi-

../…

– 4 –
2009/3670
2009/7051

ne ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi nedeniyle açmış olduğu rücu davasına ilişkin Burdur 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/402 Esas sayılı dava dosyası da dosya içerisine konularak, mevcut kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, alkol raporu, hastane kayıtları, oluş şekli ve dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirilmek üzere, ikisi nöroloji uzmanı, biri de İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü ya da Karayolları Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdii ile yukarıda söz konusu edilen ilkeler ışığında, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, kazanın meydana gelmesinde alkol dışındaki başka etkenlerin de rol oynayıp oynamadığının, sürücülerin kusur durumlarının tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanması yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, varılacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.