YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3763
KARAR NO : 2009/6129
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Kozan İcra Müdürlüğü’nün 2007/1058 Esas sayılı dosyasında yapılan 27.04.2007 günlü haciz sırasında üçüncü kişi tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, davanın reddi ile istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “yargılamanın niteliği gereği tarafların delillerini ve tanık listelerini en son duruşma gününe kadar ibraz etmeleri gerektiği halde, davacı vekiline tüm delillerini ve tanıklarını bildirmesi için 10 gün süre verildiği, ilk celse verilen bu sürenin kesin nitelik taşıdığı, daha sonraki duruşmalarda da davacı vekiline süreler verilmesine rağmen tanıklarının adreslerinin bildirilmediği, kesin süreye riayet edilmediğinden davanın reddi gerektiği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Hakimin, davanın taraflarına kesin süre vermesi ile ilgili HUMK’nun 163. maddesinde yer alan düzenleme, yargılamanın süratle sonuçlandırılarak, sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi amacı ile getirilmiştir. Bu nedenle öncelikle kesin süreye konu edilen delil olmadan işin esası hakkında karar verilip verilemeyeceği üzerinde durulmalı, bu delil olmadan da (taraflarca sunulan ya da re’sen toplanabilecek diğer delillere göre) işin esası hakkında bir karar verilebilecekse, yargılamaya devam edilmeli ve bu delillerin toplanıp, değerlendirilmesinden sonra, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Somut olayda 18.06.2007 havale tarihli delil listesinde, davacı tarafın tüm delillerini ve tanıklarının adlarını açıkça bildirdiği, ancak arka arkaya verilen sürelere rağmen tanıklarının adreslerini bildirmediği ve çağrılmaları için gereken masrafı da karşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, yasa hükmü gereği tanık delilinden vazgeçmiş olmakla birlikte, diğer delillerden vazgeçmiş sayılamaz.
Mahkemece yapılacak iş taraflarca bildirilen delillerden gerekli görülenler ile re’sen belirlenebilecek diğer delillerin toplanması yönünde tek tek ara karar oluşturup, sonucuna göre işin esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermektir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ :Davacı (alacaklı) … vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 08.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.