YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/378
KARAR NO : 2009/2189
KARAR TARİHİ : 07.04.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 3.209.00 YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, dava dışı aracın trafik sigortası tarafından ödenen 802.00 YTL’nin mahsubu ile kalan 2.400.00 YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile; 1.925.00 YTL’sı tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2008 tarihinden itibaren 1.250.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin hükmün kesin olması nedeniyle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı’ya geri verilmesine 7.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.