Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/414 E. 2009/2765 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/414
KARAR NO : 2009/2765
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacıların desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak, davacılar için 1.000,00’er YTL destekten yoksun kalma tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili, ıslah ile maddi tazminat talebini bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı … için 1.220,25 YTL , İsa için 2.034 YTL, … için 2.847 YTL, … için 3.660 YTL , … için 6.507 YTL ye yükseltmiştir.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesiyle,yetki itirazında bulunarak, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu , temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, davacı … için 813,75 YTL, İslim için 1.220,25 YTL , İsa için 2.034 YTL, … için 2.847 YTL, … için 3.660 YTL , … için 6.507,75 YTL olmak üzere toplam 17.082,75 YTL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Nüfus aile kayıt tablosundan davacı eş … ile ölen kocası … …’ın 1994 yılında boşandıkları, ancak birlikte yaşamaya devam ettikleri ve 1997 yılında müşterek çocukları …,2000 yılında da …’ın doğduğu anlaşılmıştır.Jandarmanın 22.11.2007 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırma yazısı ile de davacı …’nin 5 çocuğu ile birlikte ölen kocanın evinde yaşadığı tespit edilmiştir. Bu durum karşısında, davacı … resmen boşansa dahi ölen eşinden fiilen destek aldığının kabulü gerekir. O halde davacı lehine destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-2918 sayılı KTK’nun 99. maddesi uyarınca, davadan önce tazminatın ödenmesi için sigortaya müracaat edilip, edilmediği, araştırılmalı, edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü ilavesiyle belirlenecek tarihten, davadan önce müracaat edilmemiş ise, dava tarihinden faize hükmedilmelidir. Bu konu araştırılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
4-Kabule göre de; davacı …’nin destek zararı red edildiği halde, reddedilen miktar üzerinden davalı … şirketi lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya geri verilmesine 4.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.