YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4395
KARAR NO : 2009/8075
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalı … şirketine trafik sigortalı araca, davalı …’in malik/sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, davalı … şirketince, müvekkili aleyhinde Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/575 Esas sayılı dosyasında, sürücünün ehliyeti olmadığından dolayı, zarar gören karşı araç maliki diğer davalıya ödenen 2.750.00 YTL’nın rücuen tahsili için açılan davada konulan tedbir nedeniyle otopark ücreti ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davalı … şirketinin ödediği tazminatın fahiş olduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 5/8 davalı sürücünün kusur oranına göre şimdilik 8.000.00 YTL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu, davacının ödediğini iddia ettiği otopark ücretinden de sorumlu olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, KTK.’nun 109. maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı talebinin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, otopark ücretinden de sorumlu tutulamayacaklarını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, Muğla Asliye Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2004/258-442 Esas ve Karar sayılı dava dosyasında, olayda, davacıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğu kabul edildiğinden, davalı …’den tazminat talep edilemeyeceği, Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/575 Esas sayılı dosyasında davalı … taraf olmadığından, bu dosyada alınan bilirkişi raporunun kendisini bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hâkime aittir. Borçlar Kanunu 53. madde hükmüne göre, hukuk hâkimi, ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı olmayıp tesbit edilen maddi olgular ile bağlıdır.
Somut olayda; mahkemece, kusur oranının ve tazminat miktarının belirlenmesi yönünden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, sadece kusur yönünden, davacıya ait araç sürücü …’nun sanık olarak yargılandığı Muğla Asliye Ceza Mahkemesi’nin ilamında esas alınan trafik kaza tespit tutanağında belirlenen kusura itibar edilerek, 8/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, ceza mahkemesi kararına dayanak alınan kaza tespit tutanağına göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, Muğla Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/712 Esas 2008/552 Karar sayılı davasında, davacı … … A.Ş tarafından davalılar …, … ve … … aleyhine trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar nedeniyle tazminat davası açılmış olup, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Bu dosyada, bilirkişi kurulundan alınan raporda, … 3/8, … ise 5/8 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş, mahkemede bu rapora göre karar vermiştir. O halde davanın tarafları farklı olduğundan ortada kesin hüküm olmasa bile, Sulh Hukuk Mahkemesinde hükme esas alınan kusur raporu güçlü delil niteliğindedir.
Bu durumda mahkemece, taraf delilleri toplanarak, Asliye Ceza ve Sulh Hukuk Mahkemelerindeki raporlarda dikkate alınarak HUMK.’nun 275. v.d. maddeleri uyarınca, İTÜ ya da Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilyecek kusur ve hasar uzmanı bilirkişi kurulundan kusur oranının ve hasar miktarının tesbiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.