Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4449 E. 2009/8076 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4449
KARAR NO : 2009/8076
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, yapılan ihbara rağmen davalı sigorta şirketince ödenme yapılmadığını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere, 6.500.00 YTL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini toplam 15.320.00 YTL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, mülkiyet ve sürücü değişikliği yapıldığını, davacının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, araç ağır hasarlı olup pert total olarak kabulü gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın kabulü ile, 15.320.00 YTL tazminatın (6.500.00 YTL’nın 29.06.2007 dava tarihinden, 8.820.00 YTL’nın ise 16.01.2009 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte)davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK.’nun 1299. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1. maddesi uyarınca, sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği günden itibaren başlayan 5 günlük ihbar tarihinin son günüden ıslah tarihine kadar,
TTK.’nun 1268. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartları’nın C.9. maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, 2918 Sayılı KTK.’nun 20/d maddesi gereğince noterler dışında yapılan araç satışlarının geçersiz bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin uğradığı gerçek zararının tazmine mecburdur.
Somut alayda, davalı sigortacı rizikonun teminat dışında kaldığını ve aracın pert total olarak kabulü gerektiği belirtiği halde, hasar konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
HUMK.’nun 275. ve takip eden maddelerince “mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda araçtaki hasarın tesbiti özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; İTÜ yada Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan, aracın modeli, yaşı, km.’si, çarpma noktaları, hasar raporu ve dosyadaki diğer belgelerde nazara alınarak, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedelinin tesbiti, tamiri ekonomik değil ise, kaza tarihindeki ikinci el satış fiyatı ile hasarlı bedelinin tesbiti konularında ayrıntılı, gerekçeli rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.