Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4674 E. 2009/6527 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4674
KARAR NO : 2009/6527
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, dava dışı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Iğdır … Köyü 524 parselde kayıtlı taşınmazını 21.9.2006 tarihinde oğlu davalı …, …’ın da dava sırasında 7.2.2007 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline, tapunun eski hale getirilerek borçlu … adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı … tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Davalı … ile vekili aciz belgesi sunulmadığını, borçluya ait hacizli mallar bulunduğunu satışın borca mahsuben yapıldığını, …’a para ödenmediğini ve taşınmazın haricen 80.000 YTL bedelle dava dışı …’e satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre dava konusu satış işleminin dava dışı borçlu ile oğlu ve kaynı arasında yapılmış olması nedeniyle bağış hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının takip konusu alacak ve fer’iyle sınırlı olarak Iğdır … Köyü 524 nolu parselin …’ın hissesine yönelik olarak 21.9.2006 ve 7.2.2006 tarihli satış şeklindeki tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Yasanın 282.maddesinde iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkide bulunan kimseler ve mirasçıları aleyhine açılacağı öngörülmüştür. Burada yasa gereği zorunlu dava arkadaşlığı sözkonusudur. Kural olarak mecburi dava arkadaşlığının sözkonusu olduğu yerde borçlu hakkında ayrıca dava açılması gerekmeyip, dava dilekçesinin borçluya tebliği ve duruşma için davetiye çıkartılması suretiyle davaya dahil edilmesi yeterlidir. Bu zorunluluk yasadan kaynaklanmış olup, görevinden dolayı hakimin res’en bu kural gözönünde bulundurulması gerekir. O halde mahkemece borçlu …’a dava dilekçesinin tebliği ile bildireceği deliller toplandıktan sonra hüküm kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 19.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.