YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4700
KARAR NO : 2009/5799
KARAR TARİHİ : 29.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Çatalca Karacaköy 537 parselde kayıtlı taşınmazını 30.6.2004 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … borcun tasarruftan sonra doğduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davacının davasını ıspatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davalarıyla güdülen amaç bir alacağın tamamının ya da bir kısmının tahsiline olanak bırakmamak amacıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı hukuksal işlemlerle, borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kimselerle yapılan bütün hukuksal işlemlerin hükümsüzlüğünü sağlamak ve bu yol ile alacağı tahsil etmektir. Yasanın 277. maddesinde de “iptal davalarından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir” denmek suretiyle mevcut delillerin bu yasal düzenlemelere uygun olarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmektedir.
Somut olayda davalı borçlu hakkındaki icra takibi kesinleşmiş haciz tutanakları ve 6.6.2008 tarihli aciz belgesi ile aciz halinde olduğu tasarrufun da borçtan sonra yapıldığı dosya arasındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. O halde mahkemece taşınmazın satış bedeli ile gerçek bedeli arasında misli fark bulunup bulunmadığı yönünden keşif yapılarak İİK 278 madde uyarınca ve ayrıca davalıların aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri ve birbirlerini tanıdıkları iddia edildiğinden davacının 14.2.2008 tarihli dilekçe ekinde sunduğu Diyarbakır Jandarma Komutanlığının 27.6.2007 tarihli yazı cevabından davalıların aynı adreste faaliyet gösterdikleri belirlendiğinden bu deliller üzerinde durularak İİK 280.madde hükmüne göre değerlendirme yapılması ve tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.