YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4717
KARAR NO : 2009/5020
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
Davacı … A.Ş ile asıl davalı ile birleşen davanın davalıları aralarındaki dava hakkında …. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 4.7.2007 gün ve 2005/225-2007/165 sayılı hükmün Dairenin 26.12.2008 gün ve 2008/3812-2008/5805 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde 2005/225 Esas ve birleştirilen 2005/226 Esas sayılı dosyalarda, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Mahallesi, 5625 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazını 16.5.2005 tarihinde, davalı …’a; … mevkii, 1324 parselde kayıtlı taşınmazını 15.12.2004 tarihinde davalı …’na sattığını, birleştirilen 2005/227 ve 228 esas sayılı dosyalarda da davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Köyü, 3004 ada, 1 parselde, 5. kat 28 nolu meskeni 31.5.2005 tarihinde davalı … Öngel’e, 3072 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazını 20.5.2005 tarihinde davalı …’a, …’ın da aynı taşınmazı 17.6.2005 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, HUMK.nun 13. maddesi gereğince Çeşme Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aynı borçla ilgili mükerrer takip yapıldığını, aciz halinin bulunmadığını, satış bedellerinin rayiç değerlere uygun olduğunu belirterek, davaların reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, Menemen Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, taşınmazların gerçek bedelleriyle satıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, Çeşme Mahkemelerinin yetkili olduğunu, borcu karşılayacak miktarda haciz yapıldığından aciz halinin gerçekleşmediğini, tapudaki satış bedelinin rayiç bedele uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, aciz vesikası sunulmadığını, taşınmazları iyiniyetle ve gerçek bedelleriyle aldığını, davalı …’den aldığı taşınmazı daha sonra davalı …’a sattığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Özgen vekili cevap dilekçesiyle Çorum’da oturan müvekkilinin dava konusu taşınmazı İzmir’de oturan kızlarına yakın olmak amacıyla 37.000.00.YTL’ye aldığını ve iyiniyetli olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, iyiniyetli 4. kişi olarak taşınmazı emlakçı aracılığıyla ve 85.000.00.YTL kredi kullanarak davalı borçludan değil, …’dan aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, bedeller arasındaki fahiş fark, satış tarihleri arasındaki yakınlık gerekçe gösterilerek gerek bu, gerekse birleştirilen 2005/226-227-228 Esas sayılı dosyalar ile açılan davaların kabulüne; İzmir ili, Çeşme ilçesi, Sakarya Mahallesi, Boyalık Mevkii, 5625 ada, 2 parselde kayıtlı 1/2 arsa paylı zemin + 1.kat, 1 nolu dubleks mesken vasıflı taşınmazın, borçlu davalı … ile diğer davalı … arasında yapılan 16.5.2005 tarihli satış işleminin, Çeşme, Dalyan Köyü, Akarsu mevkii, 1324 parselde kayıtlı taşınmazın davalı borçlu … ile davalı … arasında yapılan 15.12.2004 günlü satış işleminin, İzmir, Menemen, Uluocak mevkii, 3072 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın borçlu … ile diğer davalı … arasında yapılan 20.5.2005 günlü ve … ile davalı … arasında yapılan 17.6.2005 günlü satış işleminin, Menemen Uluocak mevkii, 3004 ada, 1 parselde, B Blok, 6. kat, 28 nolu bağımsız bölümün davalı … ile … arasında yapılan 31.5.2005 günlü satış işleminin borç miktarıyla sınırlı olarak ayrı ayrı iptaline, tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla davacının borçluların mal
../…
-3-
2009/4717
2009/5020
varlığından çıkmış olan sözü edilen taşınmazlar üzerinde cebri icra yapabilme olanağının tanınmasına, satış bedelinden para artarsa davalılar …, …, … ve …’a verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar …, …, …, … vekili tarafından temyiz edilmiş olup;
Dairece yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairenin 2008/3812 Esas ve 2008/5805 sayılı Kararı ile
“1-Dava …nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Anılan yasanın 281. maddesi hükmünce bu davalar basit yargılama usulüne tabi olup, HUMK.nun 176/11. maddesi uyarınca adli aravermede bakılabilecek işlerdendir. Bu nedenlerle süre yönünden HUMK.nun 177. maddesi bu davalarda uygulanmaz. Adli ara vermede geçen günler süreye dahildir. Somut olayda;
Mahkeme hükmü davalı … vekili, Av. …’a 23.7.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra, 15.8.2007 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün ve 3/4 İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
2-İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış olması gerekli olup, bu husus dava ön şartıdır.
Somut olayda davacı banka alacağı, dava dışı… Konfeksiyon San.Tic.A.Ş’ne kullandırılan ve davalı … ile …’ın müşterek ve müteselsil borçlu olduğu ilki 24.12.2004 tarihli kredi sözleşmesi ile bu sözleşmenin teminatı olarak verilen ve ilki 5.11.2004 tanzim tarihli bonoya dayalıdır. Davacı banka 2005/5869 Esas sayılı takip dosyasıyla 24.12.2004-12.5.2005 tarihleri
arasında imzalanan toplam on üç adet kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takip; 2005/5870 Esas sayılı takip dosyasıyla da bu sözleşmenin teminatı olarak verilen 15.11.2004-24.1.2005 tarihleri arasında tanzim edilen toplam dokuz adet bonoya dayalı olarak Kambiyo senedine özgü yolla takip yapmıştır. Senetlerin arkasındaki ” bedeli teminattır ” şerhinden bu senetlerin bir kısmının tanzim tarihi 15.12.2004 tarihli tasarruftan önce ise de, ilki 24.12.2004 tarihinde yapılan kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlaşıldığından, borcun doğum tarihinin 24.12.2004 tarihi olarak kabulü gereklidir. O halde davalı borçlu … ile davalı … arasında 15.12.2004 tarihinde Çeşme, Dalyan, Mahallesi, Akarsu mevkii, 1324 parselinin satışına ilişkin tasarrufun, 24.12.2004 tarihli borçtan önce yapıldığı ve dolayısıyla dava ön şartının gerçekleşmediği kabul edilerek birleştirilen 2005/226 Esas sayılı davanın ön şart yokluğundan reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı … Hasan Sarıoğlu lehine bozulması gerekmiştir.
3-Davalı …’ın temyiz itirazları yönünden; İİK.nun 282. maddesi hükmü gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine, bunlardan başka kötüniyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de açılabilir. İptal davası iyiniyetli 3. kişilerin haklarını ihlal etmez.
Somut olayda, …. Köyü, 3072 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz 20.5.2005 tarihinde davalı borçlu … tarafından davalı …’a, Salih tarafından da 17.6.2005 tarihinde davalı …’a satılmıştır. Davalı … davada 4. kişi konumunda olup, ona yapılan tasarrufun iptal edebilmesi için onun kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanması gereklidir. Mahkemece, dosya kapsamı, tapu kaydı, akit tabloları, borç miktarı, ihtiyati haciz ve takip tarihleri ile taşınmazların satış tarihleri arasındaki yakınlık, borçlu davalıların taşınmazlarını hemen hemen aynı tarihlerde gerçek bedellerinin çok altında düşük fiyatlarla devretmeleri dikkate alınarak, (borçluların) davalıların alacaklıdan mal kaçırmak ve alacaklıya zarar vermek amacıyla el birliği ile hareket ettiği gerekçe gösterilerek,
tasarrufların iptaline karar verilmiş ise de, bu genel gerekçenin davalı … yönünden somut delillerle desteklenmediği, davacı tarafından davalı 4. kişi ….’in kötüniyetli olduğu iddia ve ispatlanmadığından hakkındaki 2005/228 Esas sayılı davanın reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Kaldı ki, davalı 4. kişi iyiniyetli olduğunu değil, davacı onun kötüniyetli olduğunu ispatlaması gerektiği halde, davalı … dava konusu taşınmazı emlakçı vasıtasıyla, banka kredisi kullanarak bilirkişi tarafından belirlenen piyasa değerine uygun bir bedelle aldığını da gerek tanık, gerek banka hesap hareketleriyle de ispatlamıştır.
4-Davalı … vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
5-İptale konu… Mevkii, 5625 ada, 2 parsel sayılı 739 m2 miktarlı, bahçeli 2 katlı kargir ev’in 1/2 arsa paylı zemin + bir kat, 1 nolu dubleks meskenin tamamı 16.5.2005 tarihinde, davalı borçlu … tarafından, 80.000.00.YTL bedelle tapuda davalı …’a satılmıştır. 29.6.2006 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu dubleks’in satış tarihindeki tam payının değeri 260.000.00.YTL olarak belirlenmiş ve mahkemece de bu bedel esas alınarak dava kabul edilmiştir.
Davalı … vekili 13.9.2006 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda, iki katlı iki kargir evden söz edildiğini, oysa dava konusu evin ikiz dubleksten birisi olduğunu, raporun açık olmadığını, bedelinin tek ev mi iki ev için mi belirlendiği hususunda ek rapor alınması gerektiğini belirterek itiraz etmiş, daha sonra aynı tasarrufla ilgili başka bir alacaklı tarafından açılan ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/158 esas sayılı dosyasından alınan 24.1.2007 tarihli bilirkişi raporunu sunmuştur.
Gerçekten de mahkemece alınan 29.6.2006 tarihli bilirkişi raporundaki rayiç değerin, ikiz dubleks için mi, yoksa dava konusu tek dubleks için mi belirlendiği açık ve denetime elverişli olmadığı gibi, 24.1.2007 tarihli bilirkişi raporuyla belirlenen değer arasında da iki katına varan bir fark vardır.
O halde, dava konusu dubleks dairenin satış tarihindeki piyasa değerinin tesbiti ve raporlar arası çelişkiyi de giderici şekilde denetime elverişli ek rapor alınması, davalı …’ın tapudaki ödeme dışında bankadan havale ettiği 39.500.YTL’lik ödeme belgesinin de ilgili bankadan sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin süre yönünden, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Hasan Sarıoğlu, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA” şeklinde karar verilmiştir. Bu karar için davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Dosya içeriğine, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HYUY’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddine,
2- …Mevkii, 5625 ada 2 parsel sayılı 739 m2 miktarlı, bahçeli 2 katlı kargir evin 1/2 arsa paylı zemin + bir kat, 1 nolu dubleks meskenin tamamının 16.5.2005 tarihindeki gerçek değerini belirlemek için alınan 29/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu dubleksin satış tarihindeki tam payının değeri 260.000.00.YTL olarak belirlenmiş ve mahkemece de bu bedel esas alınarak davanın kabul edilmiş olduğu açıktır.
Dairemizce verilen bozma kararında mahkemece alınan 29.6.2006 tarihli bilirkişi raporundaki rayiç değerin, ikiz dubleks için mi, yoksa dava konusu tek dubleks için mi belirlendiği açık ve denetime elverişli olmadığından söz edilmiş ise de anılan raporda gerçek değeri belirlenen taşınmazın davaya konu edilen 1 nolu dubleks meskene ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin bozma kararındaki bu bölümün çıkarılması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜ ile Dairenin 26.12.2008 tarih, 2008/3812 Esas-5805 Karar sayılı ilamındaki 5 nolu bendinin “Gerçekten de” ifadesi ile başlayan paragrafının ilamdan çıkarılmasına, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine 06/07/2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.