Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4730 E. 2009/9156 K. 29.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4730
KARAR NO : 2009/9156
KARAR TARİHİ : 29.12.2009

.. Çimento San.Tic.A.Ş ile Axa … Sigorta A.Ş aralarındaki dava hakkında Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 16.7.2008 gün ve 2008/46-2008/272 sayılı hükmün Dairenin 12.2.2009 gün ve 2008/5168-2009/6136 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı şirketin aracında 6.8.2005 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle davalı … şirketine 13.9.2005 tarihinde başvurulduğu,hasarın tespiti için davalı şirketin görevlendirdiği eksper tarafından düzenlenen raporda ekspertizin 8.8.2005 tarihinde yapıldığı belirtilmiş,ekspertiz raporunun ise 30.10.2007 tarihinde düzenlendiği , davalı şirketin tazminatın ödenmeyeceğine ilişkin yazının ise 15.11.2007 tarihli olduğu, davacı şirket tarafından 30.1.2008 tarihinde dava açıldığı anlaşılmışır.
TTK.nun 1268. maddesi gereğince, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacı arafından ödenecek sigorta tazminatı 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Aynı kanunun 1299 ve 1291. maddeleri uyarınca, gereğince zamanaşımının başlangıç tarihi rizikonun sigortalı tarafından haber alınmasından itibaren ihbar yapılması gereken beşinci günün sonudur.
Dosyadaki belgelere göre, davacı tarafından dava açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Ancak, davalı … araçta meydana gelen hasarı olaydan 2 yıl sonra 30.10.2007 tarihinde belirlediği, 15.11.2007 tarihinde davacıdan sevk irsaliyeleri istenerek davacıda, sigorta bedelinin ödeneceği intibaının uyandırıldığı ,davacıya hasar bedelinin ödenmeyeceğine ilişkin yazının 15.11 2007 tarihinde düzenlendiği, bu suretle zamanaşımının geçmesi sağlanmış ve davalı tarafından davada zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Bu hale göre, davalı iyiniyet kurallarına aykırı olarak davacıyı oyalamış bulunduğundan zamanaşımı define dayanamayacağı kabul edilerek kararın bozulması gerekirken, yazılı şekilde onanmış olması doğru olmadığından, karar düzeltme istemi bu nedenle HUMK.’nun 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilerek karar yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemizin 12.2.2009 tarih, 2008/5168 Esas 2009/613 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının davacıya geri verilmesine 29.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.