YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4809
KARAR NO : 2009/7648
KARAR TARİHİ : 17.11.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Davacı(3.Kişi) :…
Davalı(Alacaklı):…
(Borçlu :…
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi dava dilekçesi ile, Denizli 2 İcra Müdürlüğünün 2006/1244 Esas sayılı dosyasından, 27.03.2006 tarihinde borçlunun işyerinde haczedilen 2 adet motosikletin kendisi tarafından ithal edildiğini ve satması amacı ile borçluya bırakıldığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında herhangi bir beyanda bulunulmadığını, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmalar gelmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacının ticari defterlerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, dava konusu motosikletlerin 2005 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde 2006 yılı defterlerinde kayıtlı olmadığının anlaşıldığından,davacının motosikletleri borçluya satarak işletme bünyesinden çıkarmış olduğu kanaatine varıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin ,İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu motosikletler borçluya ait işyerinde haczedilmiştir. İİK.’nun 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu yasal karine aksinin tanık dahil her türlü delille kanıtlanması olanaklıdır.
../…
-2-
2009/4809
2009/7648
Davacı 3.kişi, dava konusu araçları yurt dışından ithal eden yetkili firmadan fatura ile satın aldığını ve bu firmanın bayii olduğu, sadece satış için davalı borçluya gönderdiğini, mülkiyetin borçluya geçmediğini ileri sürmüş ve buna ilişkin belgelerini ibraz etmiştir. Gerçekten dosya içerisinde mevcut belgelerden; araçların dava dışı yetkili şirket tarafından yurt dışından ithal edildiği ve davacıya fatura ile satılmış olduğu sabittir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6085 sayılı Yasanın 3.maddesinde tescilsiz araçlarda araç sahibi “….adına sahiplik belgesi düzenlenmiş kişi….” olarak tarif edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 35/c maddesi hükmünce de hiç tescil edilmeyen; tescil belgesi bulunmayan araçların satış ve devirlerinin sahiplik belgesi esas alınarak noterlikçe yapılması zorunlu tutulmuştur.
Somut olayda; davacı 3.kişi yetkili firmadan araçları fatura ile satın aldığından bu satış geçerlidir. Ne var ki, bundan sonra yapılacak satışların bu fatura esas alınarak noterlikçe yapılması gerektiği halde; borçluya böyle bir satışın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu halde davalı borçlunun araçların mülkiyetini kazandığından söz edilemez. HGK.’nun 21.6.1995- 15/411-644 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Mahkemece; özel yasal düzenlemesi olan araçlar için genel hükümler çerçevesinde taşınır mal niteliği ön plana çıkarılarak verilen hatalı bilirkişi raporunu esas almak suretiyle borçlunun araçların mülkiyetini zilyetliğin nakli ile kazandığı ve bu itibarla davacı 3.kişinin istihkak davasının reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.