Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4843 E. 2009/8143 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4843
KARAR NO : 2009/8143
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, Şişli 6.İcra Müdürlüğünün 2006/17373 Esas sayılı dosyasından, haczedilen…plakalı aracı 12.06.2006 tarihinde noterde yapılan sözleşme ile borçludan satın aldığını, araçların trafik kaydı üzerine haczin satıştan sonra 10.07.2006 tarihinde konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu araç üzerindeki haczin 02.03.2007 tarihinde kaldırıldığını, dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının hacizden önce aracı noterden satın almış ve mülkiyetini kazanmış olduğundan bahisle şikayetin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi dava konusu aracı hacizden önce satın aldığını ileri sürerek üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Bu yönüyle uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır.
İİK’nun 96 ve onu izleyen maddeler uyarınca istihkak davası açılabilmesi için ortada hukuken geçerli bir haczin bulunması dava koşuludur.
Somut olayda dava konusu araç üzerindeki haczin dava açılmadan önce 02.03.2007 tarihinde kaldırıldığı icra dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava ön koşulu bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, istihkak davaları İİK.’nun 97/11 ve HUMK.’nun 512. maddeleri gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %054 oranında hesaplanacak nispi karar ve ilam harca hükmedilmesi gerekirken ,davanın nitelendirilmesinde hata yapılarak alınan harcın iadesine ve diğer yargılama giderinin de şikayet gibi hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 08.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.