YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/495
KARAR NO : 2009/2832
KARAR TARİHİ : 05.05.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü şahsa poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığını, davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ehliyet ve alkol durumunun belirlenemediğini belirterek rücu hakkının doğduğunu 1.614.00.-YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin araçta bulunan torunu ve gelinini olay yerinden uzaklaştırmak için gittiğini aracı bıraktığını alkollü olmadığını ehliyeti bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 1.472.64.-YTL’sı tazminatın 17.7.2007 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı, davalı … adına kayıtlı aracın davacı şirket tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan tazminini talep etmiştir.
Davacı …, kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini ehliyet ve alkol durumunun belirsiz olduğunu ileri sürerek rücu talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın hukuki nitelendirmesi yanlış yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, poliçe genel şartlarına göre kaza sonrası sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu talebinde bulunmak için yeterli değildir. Davacı … tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları gereğince rücu hakkının doğduğu ispat edilemediğinden, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.