Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4978 E. 2009/8424 K. 15.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4978
KARAR NO : 2009/8424
KARAR TARİHİ : 15.12.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 9, İcra Müdürlüğünün 2008/22920 Esas sayılı dosyasından, davacı 3.kişinin boşandığı eski eşinin borcundan dolayı davacıya ait ev eşyalarının 17.11.2008 tarihinde haczedildiğini, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasının kabulü ile söz konusu haczin kaldırılmasını talep etmiştir
Davalı alacaklı vekili,boşanmanın alacaklılardan mal kaçırma amacıyla danışıklı olarak yapıldığını, borçlunun haciz adresinde oturmaya devam ettiğinin sabit olduğunu ve davacının mülkiyet belgesi sunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, borçlunun davacıdan boşandığını ve protokolle ev eşyalarının davacıya bırakıldığını belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan tüm deliller ve muhtarlıktan alınan nakil belgelerinden boşanmanın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı yapıldığının anlaşıldığı ve davacının dava konusu eşyalara ilişkin mülkiyet belgesi de sunmadığından bahisle davanın reddine ve alacaklı yararına haczedilin malın değeri üzerinden %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön
bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. İİK.’nun 97/3. maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür.Anılan madde gereğince mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece takibin ertelenmesine karar verilmemiş olduğundan davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.’nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasından 2.bendin çıkarılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 57.20.-TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.