YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4983
KARAR NO : 2009/8427
KARAR TARİHİ : 15.12.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, Düzce 3.İcra Müdürlüğünün 2007/2692 Esas sayılı dosyasından, davacıya ait işyerinde bulunan malların 22.11.2007 günü haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu malların borçlu elinde haczedildiğinden mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğunu, sunulan belgelerin ayırt edici özelliği bulunmadığından, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu mallar borçlu elinde haczedildiğinden mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, sunulan belgelerin her zaman istenilen kişi adına düzenlenen belgelerden olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar takip dayanağı bonoda belirtilen ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste; ancak, borçlu ve davacı 3.kişi huzurunda haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararınadır. Davacı 3.kişi bu yasal karinenin aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Davacı haciz adresindeki işyerinin kendisine ait olduğuna dair borcun doğumundan önceki tarihli vergi kaydı ve işyeri ruhsatı ibraz etmiş, hacizli mallara ilişkin olarak da eski tarihli faturalar sunmuş, borçlu kardeşinin yanında çalıştığını belirtmiştir.
Yapılacak iş, borçlunun ve davacının, haciz adresi ve takip dayanağı bonodaki adreslerde faaliyetlerine ilişkin vergi kayıtlarının ilgili vergi idarelerinden sorulması ve borçlunun davacının işçisi olduğu iddiasının tesbiti yönünden de anılan tarafların SSK ve Bağ-kur kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan sorularak alınacak cevaplar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan,eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 15.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.