Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5220 E. 2009/6877 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5220
KARAR NO : 2009/6877
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın trafik kazası sonucunda hasar gördüğünü; ancak, sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmediğini, yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacı sigortalının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, İİK’nun 67’nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid bir alacak olması, yani belirli bir miktar alacak olması gerekir. Somut olayda icra takibine konu alacak tazminata ilişkin olup, yukarıda da belirtildiği gibi ancak yargılama sonucunda belirlenebilecektir, bu nedenle likid kabul edilemez. O halde mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Hükmedilen tazminat likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.