YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5330
KARAR NO : 2010/1765
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili,müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere araç bedeli veya 16.945 TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının poliçe prim taksitlerini yatırmamamsı nedeniyle ihtar göndrildiğini ancak ihtarların tebliğ edilemediğini, poliçe genel şartlarının C1.4 ve c.6. Maddeleri gereğince poliçenin iptal edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 16.945 TL tazminatın 17.9.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK’nun 1269 maddesi uyarınca malı rehin olan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin olan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan rehin
hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkınında öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafatini almak ve o surette sigortadan şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat istemek hakkına sahip olur.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı … ve Kart Hizmetleri A.Ş’nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmakla, sigortalının talep ettiği tazminat dain ve mürtehinin muvafakati olmadan ödenemez. Davanın dain ve mürtehinine ihbar edilerek açık muvafakati olup olmadığının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeden yargılamaya devam edilip esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.