YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/537
KARAR NO : 2009/4897
KARAR TARİHİ : 02.07.2009
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın, ölümlü trafik kazası sonucu hasarlandığını, KDV dahil edilmeden 43.999.99-YTL hasar bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödendiğini, müvekkil limited şirket olduğundan KDV oranının ödenebilmesi için yansıtma faturası düzenlenmesi gerektiği, davalı şirket tarafından istenildiğinden müvekkilince yansıtma faturası düzenlendiğini ve davalının anlaşmalı servisine tamirat bedeli karşılığından 51.920-YTL’lik senet verilmek suretiyle aracın teslim alındığını,davalı şirketin 43.999.99-YTL hasar bedelini ödeyeceği sırada müvekkilinden ibraname imzalamasını istediğini, davalı şirket eksperince KDV’nin bilahare ödeneceği ve ibranamenin hak kaybına neden olmayacağı konusunda sözlü taahhütte bulunduğunu, müvekkilinin anlaşmalı servise verdiği senedin karşılığını ödeyebilmek kaygısı ve eksperin sözlü taahhütüne güvenerek ibranameyi imzaladığını, davalı şirketin aktin gereğini eksik ifa ederek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve hak kaybına neden olduğunu belirterek 7.920-YTL hasar bedeli KDV’sinin ihtar tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen 43.999.99-YTL hasar bedelinin 05.02.2008 tarihli ibraname karşılığında davacıya ödendiğini, davacının ihtiyari kayıt ileri sürmeden ibranameyi imzaladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ibranamenin KTK’nun 111. maddesinde açıklanan bir anlaşma ve uzlaşma niteliğinde olduğu, belgenin iptali için dava açılmadığı ancak bu madde hükmünde yararlanmak için belgenin iptalini açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmadığı, dava sırasında bu husus ileri sürülebilecek ise de anlaşmada tesbit edilen ve ödenen tazminat miktarı KDV’siz 43.999.99-YTL KDV miktarının 7.920-YTL olduğu, isteğin KDV miktarına ilişkin olduğu, ibranameden belirtilen ve ödenen KDV’siz 43.999.99-YTL’nin ödenmesi gereken tazminata göre yetersiz sayılamayacağı bu sebeple ibranamenin geçerli olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan sigorta bedelinden KDV alacağının tahsili istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK’nun 111. Maddesine göre, kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan sözleşmeler geçersizdir ve tazminat miktarına ilişkin olupta yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebilir.
Davalı sigortacı vekili, müvekkilinin davacının zarar bedelini tamamen ödediğini ve müvekkilinin gayri kabili rücu olarak ibra edildiğini savunmuştur. Taraflar arasında kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan zarar bedelinin tamamen ödendiği ve fakat KDV’nin ödenmediği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, davacının davalı sigortacıya verdiği “ibraname” başlıklı belgenin niteliğinden toplanmaktadır.
Mahkemece sözkonusu belgenin makbuz hükmünde olmayıp gerçek anlamda ibraname niteliğinde olduğu, ibranamede belirtilen ve ödenen 43.999.99-YTL’nin ödenmesi gereken tazminata göre yetersiz sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2918 Sayılı KTK’nun 111. maddesi hükmünden yararlanmak için belgenin iptalinin ayrıca ve açıkça istenmesine gerek olmayıp, bir dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterli olacaktır. İbraname 05.02.2008 tarihinde düzenlenmiş, davacı şirket vekilleri aracılığı ile 20.02.2008 tarihli 02570 yevmiye nolu Ankara 36. Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile davalı şirketten 7.920-YTL KDV’nin 7 gün içinde ödenmesini istemiş, 31.03.2008 tarihinde de eldeki davayı açmıştır. 7.920-YTL KDV miktarı günün ekonomik şartlarında küçümsenmeyecek bir tutar olup
ödenen meblağ ödenmesi gereken meblağa göre yeterli sayılamaz. Davalı sigorta şirketi KDV dahil gerçek zararın tamamından sorumludur. O halde, mahkemece, sözkonusu “ibraname” başlıklı belgenin miktarı kadarıyla davacının davalıyı ibra ettiğinin diğer bir deyişle makbuz hükmünde olduğunun değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyizi tirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine,02.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.