Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5433 E. 2010/293 K. 25.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5433
KARAR NO : 2010/293
KARAR TARİHİ : 25.01.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı … vekili ve davalı … Sigorta AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve aracında hasar meydana geldiğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 818,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … poliçe limitince ve maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı … vekili cevap ve karşılık dava dilekçesi ile, tüm kusurun davacıda olduğunu, talep miktarını kabul etmediklerini belirterek kendi otomobillerinde oluşan hasar nedeni ile 300 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte davacı karşı davalı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … AŞ vekili, davalı tarafa ait aracın kendilerine sigortalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; Davacı-karşı davalı …’un davalı … hakkında açtığı davanın reddine, davacı-karşı davalı …’un diğer davalılar hakkındaki davasının kısmen kabulü ile 452,25 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı … ile davalı … Sigorta A.Ş.’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı-karşı davalı …’un manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 1.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı …’den tahsiline, sigorta şirketi hakkında manevi tazminat talebinin reddine, Davalı-karşı davacı …’in davasının kısmen kabulü ile 137.75 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı … vekili ve davalı … Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı … vekilinin tüm, davalı … Sigorta AŞ vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının A.1 maddesi uyarınca ,Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Davalı … sigorta AŞ hakkında hüküm kurulurken poliçe limiti ile sorumlu olduğunun belirtilmemesi isabetli değildir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. O halde, davalı … şirketine davacı tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı … sigorta AŞ nin poliçe limiti ile sorumlu olduğu da belirtilmeksizin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı … vekilinin tüm, davalı … Sigorta AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin sonuna “davalı … Sigorta AŞ’nin dava tarihi 28.6.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olmasına” tümcesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 88,35 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’ya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 78.64 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.