YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5634
KARAR NO : 2010/330
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç seyir halindeyken, hiçbir önlem alınmadan yapılan yoldaki çalışmadan dolayı direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada hasara uğradığını belirterek, sigortalıya ödenen 13.410.00 YTL tazminattan, fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere, davalının %60 kusur oranına isabet eden 8.046.00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği dilekçesinde faiz talebini avans faizi olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunup, kusur oranını ve hasar miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı, gerekli uyarı levhaları konulmadan yolda çalışma yapıldığı, her ne kadar yol yapımı müteahhit firmaya ihale edilmiş ise de, sözleşmenin 22. maddesi uyarınca davalının denetim ve gözetim yetkisinin bulunduğu, bu nedenle kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, 8.046.00 YTL’nın 16.01.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı … vekili, sigortalıya ödenen tazminatın kusurları oranında rücuen tahsili için davalı şirket aleyhinde temyize konu olan bu davayı açmış, İdare (… Büyükşehir Belediye Başkanlığı) aleyhine de, … İdare Mahkemesi’nin 2006/2577 Esas ve 2008/1344 Karar sayılı dosyasında dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğine göre, müteselsil borçlular aleyhindeki dava dosyasının birinde yapılacak ödemenin, diğer dosyadaki borçluyu da aynı oranda borçtan kurtaracağı gözetilerek, tahsilde tekerrür olmamak üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1-a) bendindeki “Davalının davacıya” tümcesinden sonra gelmek üzere “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” tümcesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 369.23.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … Fab.Ltd.Şti.’nden alınmasına 25.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.