YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5728
KARAR NO : 2009/6616
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 20.10.2009 Salı günü davacı … vekili Avukat … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine takip yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunmadığını ileri sürerek, davalı borçlunun taşınmazlarını diğer davalı eniştesi …’a satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tasarrufun, yakın akrabalar arasında ve davalıların iddia ettiği gibi 8 yıl önceki satışın bedeli olarak ödendiği kabul edilirse de edimler arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 3.kişi …’ın borçlu …’in kız kardeşi ile evli olmasına, İİY’nın 278/1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, diğer taraftan …’ın borçlu olan kayınbiraderi …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini
bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde tapunun borçlu adına tesciline gerek olmadan davacının alacağını alabilmesi için davacıya, dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmeleri yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı tasarrufun iptali ile tapuda borçlu adına tescile karar verilmesi usul ve yasaya aykrı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki “hissenin iptali ile davalı … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “hisse üzerinde davacıya Mersin 8. İcra Müdürlüğünün 2007/3056 takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 625.00.TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.952.50.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.