YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5729
KARAR NO : 2009/9022
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle kazada zarar gören şahsa tazminat ödemesi yapıldığını sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle rücu hakları bulunduğunu, 1.387.-TL’nin tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmiştir.
Davalı cevabında, aracının davacıya trafik sigortalı olduğunu, bu nedenle zararın davacı tarafından karşılanması gerektiğini, alkollü olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, zararın sigortalının kasıtlı hareketi nedeni ile meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.387.-TL asıl alacak ve 263.91.-TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına asıl alacağa takip tarihinden itibaren %50 yasal faiz işletilmesine icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortası kapsamında üçüncü şahsa ödenen tazminatın poliçe genel şartları uyarınca sigorta ettirenden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın teminatın kapsamını belirleyen A.1.maddesinde, sigortacı, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan A.3.maddesinde teminat dışı kalan haller tek tek sayılarak belirlenmiş olup, sigortalı aracın terk edilmesi hali ile davalının kusuru ile kazaya sebebiyet vermesi hali madde de sayılmamıştır.
ZMSS Genel Şarlarının sigortacının işletene, rücu hakkını düzenleyen B.4.maddesinin (a) bendinde, tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigorta ettirene rücu edilebileceği düzenlenmiş ise de, kazanın, davalının kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana geldiğine ilişkin dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Keza hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; davalının, dur ikazında bulunan emniyet görevlilerinden kaçmak isterken, polis otosuna çarptığı, tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, TTK’nun 1282.maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281.maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerine göre, kazanın, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusuru ile gerçekleştiği, hasarın teminat dışında kaldığı sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştirk.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.