YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5755
KARAR NO : 2009/7021
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :14.1.2009
DAVACILAR :1-…,2-…,3-…,
4-…
DAVALILAR :1-…, 2-…
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ :Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :11.4.2007
DAVACILAR :1-…, 2-…, 3-…,
4-…
DAVALILAR :1- … Sigorta A.Ş.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü ve aracında hasar meydana geldiğini açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak Davacı baba … için 30.000 TL manevi, 1.000 TL destek, kardeşler … için 15.000 TL manevi, 1.000 TL destek, …,… için ayrı ayrı 5.000’er TL manevi, 1.000 ‘er TL destek ve 10.000 TL araç hasarı ve 2.000 TL ilk müdahale , ambulans, defin masrafı nedeni ile maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dosya ile de, davacılar için ayrı ayrı 2.000’er TL den toplam 8.000 TL destekten yoksun kalma tazminatını davalı … şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar
../…
– 2 –
2009/5755
2009/7021
verilmesini istemiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için 28.100,71 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini , davacılara 7.150 TL araç hasar bedelini 21.3.2007 tarihinde ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesiyle, aracının diğer davalı tarafından izinsiz olarak alındığını ve kaza yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 28.100,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, diğer davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine,feragat nedeni ile araç hasarı ile ilgili talebin reddine,her bir davacı için 75 TL olmak için toplam 300 TL defin tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar gülser ve … den müşterek ve müteselsilen tahsiline,davacı … için 10.000 TL, diğer davacılar …,…,… için ayrı ayrı 5.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar gülser ve … den müşterek ve müteselsilen tahsiline, tahsiline verilmesine karar verilmiş hüküm davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı … vekilinin ve davalı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bilirkişi raporunda davacı baba …’ın murisin ölümü ile 16 yıl destekten mahrum kaldığı belirtilmesine rağmen aynı davacı
../…
– 3 –
2009/5755
2009/7021
için 2036 yılına kadar toplam 29 yıl için destek zararı hesaplanması ve gerekçeli kararın 1. ve 4. bentlerinde hükmedilen faizin türünün açıkça belirtilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı … kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olup , sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, 2918 sayılı KTK’nun 99.maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte muaccel olur. O halde, davalı … şirketine davacılar tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı … şirketinin haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin ve davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, 2ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle aynı davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ ile davalı …’e geri verilmesine 2.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.