Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5759 E. 2009/8976 K. 28.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5759
KARAR NO : 2009/8976
KARAR TARİHİ : 28.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … …’ün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları iki ayrı icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını; ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı davalılardan …’e sattığını, onunda kısa bir süre sonra borçlu kızı olan diğer davalı …’ya sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, satış işlemlerinde muvazaa bulunmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2005/5945 sayılı takip dosyasındaki alacak yönünden ivazlar arasında fahiş fark bulunması, satışların kısa aralıklarla yapılması ve davalıların birbirlerini tanımaları nedeniyle yapılan tasarrufun iptaline, davacının diğer takip dosyası ile ilgili talebinin borcun tasarruftan sonra doğması nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufa konu taşınmazın borçlu davalı
tarafından 3.kişi konumundaki …’e tapudaki satış bedeli 16.500.00 YTL olarak gösterilmesine karşın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 40.000.00 YTL. olduğunun bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmasına, İİK’nun 278/2. fıkrasında aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği, akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, devamlılık arzeden yargısal uygulamalara, taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine, sözkonusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyiniyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesine, öte yandan 3.kişi olan …’ün taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına, Zafer’in taşınmazı satın aldıktan kısa bir süre sonra borçlu davalının kızı olan diğer davalı …’ya satmasına, Bahar’ın borçlunun kızı olması nedeniyle İİK.nun 280. maddesi uyarınca borçlunun mali durumu ile alacaklılardan mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alacaklı davacının Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2005/4406 sayılı takip dosyasındaki alacağın kaynağı olan vekalet ücretinin dayanağı olan mahkeme ilamının tarihinin tasarruf tarihinden sonra olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, İİK.nun 278 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında vekalet ücretinin aciz vesikasına bağlanan alacak ile tasarrufa konu taşınmazın gerçek rayiç bedelinden hangisi az ise ona göre belirlenmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendindeki ‘722.34 TL’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘840.00 TL’ ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün davacı yararına düzeltilerek ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 162.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.