YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5783
KARAR NO : 2009/8685
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu davalıya kasko sigortalı aracın 20.5.2006 tarihinde geçirdiği kaza sonucu hasarlandığını, kasko tazminatının ödenmediğini ileri sürerek 10.000.TL’nin en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili, kazanın peşinat (ilk taksit) ödenmeden meydana geldiğini bu nedenle sorumluluklarının henüz başlamadığını, davacının prim ödemesine ilişkin otomatik ödeme talimatı olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, primin tamamı veya ilk taksiti kazadan önce ödenmediği için davalı sigortanın sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1-TTK’nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık
Muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, dain ve mürtehin sıfatı olan Akbank Batıkent Şubesinin muvafakatı olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.