YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5849
KARAR NO : 2009/8181
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili,Ankara 28.İcra Müdürlüğü’nün 2008/5911 sayılı dosyasında trafik kaydına haciz konulan …plaka sayılı araçları noterde yapılan sözleşme ile davacının 08.04.2008’de satın aldığını,borçludan alacaklı olan üçüncü kişinin parasını nakit olarak alamaması nedeni ile araçlarını devraldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece açılan dava şikayet başvurusu olarak kabul edilip, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; “davacının takip tarihinden bir gün sonra ancak hacizden önce 08.04.22008’de dava konusu …plaka sayılı araçları noterde yapılan sözleşme ile satın aldığı,bu tarihte mülkiyetin kendisine geçtiği” gerekçesi ile şikayet başvurusunun kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davaları, 97/11. maddesi hükmünce,genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak, takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden, Harçlar Kanunu’na göre nispi karar ve ilam harcı alınması gerektiğinin dikkate alınmaması ve davanın da şikayet olarak nitelendirilerek dosya üzerinden karar verilmesi isabetli değildir.
İcra dosyası içerisinde üçüncü kişi vekilinin sunduğu istihkak iddiasına karşı işletilen prosedür sırasında, alacaklı vekilinin İİK’nun 97. maddesindeki üç günlük yasal süresi içinde satışların alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı yapıldığı iddiası ile itirazda bulunduğu görülmektedir.
Yapılacak iş, öncelikle duruşma günü belirleyerek HUMK’nun 509,511.maddelerine uygun uyarılı davetiye ile tarafları çağırmak, takip konusu alacak miktarı (satış bedellerine göre) mahcuzların değerinden daha az olduğu için bu miktar üzerinden %0 54 oranında alınması gereken karar ve ilam harcının ¼’ünü tamamlayacak şekilde noksan harcın ikmalini sağlamak ve bundan sonra tarafların delillerini toplayarak sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, Anayasa’nın 36/1. maddesinde teminat altına alınan savunma ve 18.05.1954 tarihinde ana metnini imzalayıp, 25.09.1989 tarih,89/14563 sayılı kararnameyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı yetkisini tanıyan Ülkemizde de geçerlilik kazanmış bulunan AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma haklarını kısıtlar şekilde yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı (alacaklı) Musa Düzcan vekilinin yukarıda; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacıklıya geri verilmesine 10.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.