YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5996
KARAR NO : 2009/7494
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1- …
2- …
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak kendisine ait taşınmazı kardeşi olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davacının aciz belgesi ibraz etmediğini, borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğunu, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, takibe konu alacağın tasarrufun yapıldığı tarihten daha önce doğduğu hususunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğduğunun kanıtlanamaması ve borçlu davalının bu hususta verilen yemini eda etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Tasarrufun iptali davalarında kural olarak, tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun doğum tarihinin iptali istenilen tasarruf tarihinden önce olması gerekir. Bazı durumlarda özellikle de kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda borcun daha önce doğmasına karşın
../…
-2-
2009/5996
2009/7494
senetlerin daha sonraki bir tarihte düzenlendiği yada düzenlenme tarihinden sonraki bir tarihin yazıldığı uygulamada sıkça görülen bir husustur. Bu şekilde borcun senedin tanzim tarihinden önce dolayısıyla tasarruf tarihinden önce doğduğu iddia edilmiş ise bunun araştırılması gerekir. Somut olayda davacı alacaklının icra takibinde 01.12.2005 tanzim tarihli 4 adet senede dayanmış olduğu ve bu tarihin tasarruf tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ne var ki davacı alacağın doğum tarihinin senetlerin tanzim tarihinden önce olduğunu bildirdiği ve bununla ilgili olarak delil listesinde birçok delil sunduğu halde diğer delillerle ilgili olarak yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan davalı borçluya yemin teklif ettirilip yapılan yemin nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yemin teklifinin hatırlatılması için davacı tarafın bildirdiği delillerin toplanması ve toplanan delillerle davasını kanıtlayamaması durumunda davacı tarafa yemin teklifi hakkının kullandırılması gerekir. Bu durumda borcun doğum tarihinin her türlü delile kanıtlanabileceği göz önünde bulundurularak, davacı tarafın borcun doğum tarihine ilişkin olarak bildirdiği tüm delillerin toplanması, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığının araştırılması, gerektiğinde tarafların varsa ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması, senetlerin alacaklı davacıya ciro yolu ile geçtiğinden bu yönde de gerekli araştırma ve incelemenin yapılması,varsa taraf tanıklarının dinlenmesi böylece tüm deliller toplandıktan sonra yemin deliline başvurulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik araştırma ve inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.