Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/616 E. 2009/3438 K. 21.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/616
KARAR NO : 2009/3438
KARAR TARİHİ : 21.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan aracın müvekkilinin yönetiminde iken tek taraflı trafik kazası yaptığını ve hasarlandığını, müvekkilinin davalı şirketin poliçe nedeniyle ödeyeceği meblağı aracı işletenine (sigortalıya) ödeyerek noterden temlikname aldığını davalı şirketin ihbara rağmen hasar bedelini ödemediğini belirterek uzman bilirkişi tarafından tesbit edilen 13.200YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yetki ve işbölümü itirazında bulunmuş, olayın iddia edildiği şekilde meydana gelmediğini bu nedenle hasarın teminat kapsamında kalmadığını ispat yükünün davacı tarafa geçtiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, aracın ekspertiz raporuna göre pertinin uygun görüldüğünü, sovtaj bedelinin mahsubunun gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerinden olay tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 13.200YTL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275.maddesinde, “mahkemece çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel şartları B.3.3.l maddesinde, rizikonun gerçekleşmesi anındaki gerçek tazmin değeri esas alınır, 3.3.l.2 maddesinde ise, aracın tam ziyana uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki gerçek değeri ödenir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam ziyana uğramış sayılır. Sigorta tazminatının ödenmesi müteakip araç ve aksamı sigortacının malı olacağı ifade edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/101 değişik iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanarak 1.200YTL değer kaybı dahil 13.200YTL hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir. Ancak bu raporda, hasar bedeli 13.120YTL olduğu gibi, aracın onarım masrafı gerçek değerini aşacağından hurda olarak değerlendirilmesine uygun olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, davalı şirketçe yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda da aracın perti uygun görülmüştür.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın tek taraflı olarak yaptırdığı tesbit bilirkişi raporunun kabul etmediğini bildirmiştir. O halde, tesbit bilirkişi raporunu kabul etmeyen davalı tarafı bağlamaz.
Mahkemece, sigortalı araçta meydana gelen zarar miktarı uzman bilirkişi marifetiyle tesbit edilmeden, davalı tarafça kabul edilmeyen tesbit bilirkişi raporuna gönderme yapılarak davanın 13.200YTL üzerinde talep gibi kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece, İTÜ yada Karayolları Fen Heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan olay tarihi itibariyle sigortalı aracın tamirinin ekonomik olup, olamayacağı, tamiri ekonomik ise, gerçek zararı, tamiri ekonomik değil ise, aracın dava tarihindeki 2. el satış değeri ile sovtaj bedelinin tesbiti, konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel şartlarının B.3.1 maddesine göre, sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır.
Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığı gibi davacı tarafça, davalı … şirketine böyle bir ihbar yapıldığına dair dosyada bilgi ve belgeye de raslanmamıştır.
Bu durumda, davacı tarafından davalı … şirketine yukarıda belirtilen belgeleri içerir şekilde ihbarda bulunup bulunmadığı hususunun sorularak varsa bununla ilgili, tebliğ belgesinin ibrazının istenilmesi ve tebliğ tarihine 15 gün eklenerek temerrüt tarihinin tesbit edilmesi, ihbarın tebliğine dair belgenin ibraz edilememesi halinde engeç, ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı … şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesine gerekirken yazılı olduğu biçimde kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru değil, bozma sebebidir.
4-Kabule göre de, hükme dayanak yapılan tesbit bilirkişi raporunda hasar bedeli 13.120YTL tesbit edildiği halde,talep aşılarak 13.200YTL tazminata karar verilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.3 ve 4 nolu bentlerle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.