Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/6166 E. 2009/8856 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6166
KARAR NO : 2009/8856
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde ve 11.9.2008 ile 18.9.2008 tarihli dilekçelerinde, her ne kadar dava dilekçesinde … aleyhine malik sıfatı ile dava açılmış ise de, davalı …’in işleteni, davalı …’ın da sürücüsü oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, bakiye 1.375,00.TL.nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, araç ile kaza yaptığını belirtmiş, davalı …, kaza tarihinde araç ile ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddini savunmuş, ilk dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen …’ın ise savunması alınmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 1.375,00.TL.nın 15.11.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (… ve …’den) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar hukukumuzda dahili dava müessesesi olmadığı için dahili davalının (ihbar edilenin) kararı temyiz etme hakkı olmasa da, ihbar olunan hakkında da hüküm kurulmuş olması nedeniyle, kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığından, temyiz talebinin kabulü ile işin esasına girilerek temyiz nedenlerini incelemek gerekmiştir.
1-Dava, TTK.nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 06.6.2008 tarihli dava dilekçesiyle araç işleteni sıfatı ile davalı … ve sürücü sıfatıyla davalı … aleyhine dava açmış, bilahare 11.9.2008 ile 18.9.2008 tarihli dilekçelerinde,her ne kadar dava dilekçesinde … aleyhine malik sıfatı ile dava açılmış ise de,aracın işleteninin … olduğunu,bu nedenle dava konusu tazminatın davalı … ile dahili davalı …’den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece hükmedilen tazminatın davalı … ile dahili davalı …’tan tahsiline karar verilmiştir.
Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, HUMK’nun 49-52 nci maddeleri uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin olanaklı bulunmadığı gözetilmeden,hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmayan ve davada taraf sıfatı taşımayan … hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2- Hakkında usulüne uygun olarak dava açılmış olan davalı …’ın isminin gerekçeli karar başlığında gösterilmemiş olması ve bu davalı hakkında olumlu, olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, dahili davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı …’e geri verilmesine 24.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.